Yazının İcadı (Çivi Yazısı-Hiyeroglif Yazısı)

Norm Bilgi
2020-02-24 11:36:22



yahya kemal beyatlı kimdir

İlk yazıyı M.Ö. 3200 yıllarında aşağı Mezopotamya'da yaşayan Sümerlerin bulduğu bilinir. Ancak yazı benzeri işaretlerin kullanımı M:Ö: 8000'li yıllara kadar gider. Sümerlerin bulduğu çivi yazısı şekiller üzerine kuruludur. Her varlık ve olay için bir şekil kullanılır.

Sümerlerin çivi yazısı: Sümer yazısının ilk örneklerinden, toprak hamurundan yapılan kil üzerine çizilen sembolize şekillerin konşimento,senet,borç belgesi gibi ticari belgeler olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonraki yıllarda gelişen Sümer yazısı, eşya ve insan isimlerinin içeren 1.200 logografik (resim benzeri) sembollü bir iletişim aracı olmuştur. Zamanla yazının logografik nitelikleri, çizgisel : timler kazanarak alfabe benzeri şekillere dönüşmüş ve fonolojik unsurlar içermeye başlamıştır.

M:Ö. 3. yüzyıla gelindiğinde Asurlular ve Babiller, Sümer dilini geliştirerek kendi yazılı dillerini oluşturmuşlardır. Ünlü Hamurabi Kanunları, Eski Babil diliyle yazılmış bir yazı örneğidir. Koyuncak'ta, eski başkent Ninova yıkıntıları arasında Austen Henry Layard adlı bir İngiliz, Asur hükümdarı Asur Bani-barın kitaplığını bulmuştur. Buradaki bütün kitaplar lüleci çamurundan yapılmış levhalar şeklindeydi. bu büyük ve kalın levhaların üzerine üç köşeli sivri çomakla yazılırdı. Çomak, çamurun içine batırılıp hızla çekilince kalın başlayıp incecik kuyruk halinde bir iz meydana gelirdir.

Babilliler ve Asurlular böylece çok çabuk yazı yazarak çivi yazısının düzgün ve incecik satırlarıyla levhaları doldururlardı. Bu iş bittikten sonra, levhalar daha dayanıklı olması için çömlekçiye verilirdi. Eski Asurlular'da çömlekçiler kitap pişirirlerdi. Böylece taş gibi dayanıklı kitaplar oluşurdu. Asurlular balçık üzerine sadece yazı yazmazlar, basmada yaparlardı. Değerli taşlardan, kabartma resimlerle süslü merdane biçiminde mühürler kazırlardı. Bir antlaşma yaptıklarında bu merdaneyi balçık tablet üzerinden geçirirlerdi. Böylece tablet üzerine çok iyi seçilebilen bir mühür çıkardı. Basmalar üzerindeki desenler bugün halen benzer bir yolla yapılmaktadır. Rotatif basma makinesi de bu sistemle çalışmakta ve yazılar merdanenin üzerinde bulunmaktadır.

Hiyeroglif Yazının Mucidi Mısırlılar

Aynı dönemde Mısırlılar'da, Sümer ve Asur yazılarından esinlenerek hiyeroglif yazıyı geliştirmişlerdir. Mısırlılar yazılarını Nil nehri kıyılarının bataklık kısımlarında yetişen papirüs bitkisinden yaptıkları kağıtlar üzerine yazıyorlardı. Eski Mısır'ın İskenderiye kentindeki kütüphanede bir milyona yakın papirüs tomaları bulunuyordu. İskenderiye kütüphanesi uzun yıllar boyunca dünyanın en büyük kütüphanesi olmuştur. Ancak bir süre sonra Anadolu'daki Bergama kütüphanesi ön plana çıkmaya başladı. Bunun üzerine dönemin Mısır firavunu, Bergama'ya Mısır'dan papirüs gönderilmesini yasakladı. Bergama hükümdarı da ülkesinin en usta adamlarını bir araya toplayıp papirüs yerini tutacak bir malzeme hazırlamalarını emretti. Parşomen işte böyle doğmuştur. Yunanca'da pergament olan parşomen, doğduğu kent olan Pergamon'dan adını almıştır. Kısa bir süre sonra parşomenin katlanıp, defter haline getirilebileceği anlaşılmıştır. Ayrı ayrı yapraklardan dikilmiş kitapta böyle ortaya çıkmıştır.

Sosyal Medyada Paylaş